Tarihe Damga Vurmuş 10 Klasik Müzik Bestecisi | Hypasos
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!

Sanat

Tarihe Damga Vurmuş 10 Klasik Müzik Bestecisi

Published

on

En iyi bilinen çoğu klasik müzik bestecisi Batı’nın son 600 yılı içerisinde çalışmıştır. Onların stilleri, becerileri, yenilikleri ve gördükleri rağbet farklı olmuştur. Fakat hiçbir şey klasik müzik bilginlerini ve hayranlarını hangi bestecinin daha esas olduğunu belirlemekten daha hararetli tartışmalara teşvik edemez. Sürekli olarak üst sıralarda bulunan besteciler Beethoven, Bach ve Mozart’tır. Bilginler ve hayranlar kalanlara göre değişiklik gösterebilir fakat listenin alt sıralarındakiler de bazen en iyilerden olarak kabul edilmektedir.

Ludwig Van Beethoven (1770-1827)

Bu Alman besteci ve piyanist genellikle yaşamış en iyi besteci olarak kabul edilir. O öğretmenlerinden biri olan Joseph Haydn’ın ve Wolfgang Amadeus Mozart’ın klasik müzik geleneklerini genişletmiş ve kendini ifade ederek gelecek romantik dönem bestecilerini etkilemiştir. İleri derece duyma engelinin hayatında ve kariyerinde büyük etkisi olmuştur. Neredeyse hiç duyamamasına rağmen bu hastalık onu hayatının son on yılında en önemli bestelerini yapmaktan alıkoyamamıştır. Sonat, senfoni, konçerto ve kuartet (dört sesli parça) kapsamını genişleterek bestelediği göze çarpan eserleri “ Symphony No.9 in D Minor, Op.125Symphony No. 5 in C Minor, Op.67Moonlight Sonata, and Für Elise’dir”

Johann Sebastian Bach (1685-1750)

Johann Sebastian Bach Barok Döneminin bir bestecisi ve orgcusuydu (org çalan kimse). Çağdaşları bestelerinin eski moda olduğunu düşünüyordu fakat müzisyen olarak yeteneğine hayrandılar. On dokuzuncu yüzyılın başlarında sözde Bach uyanışı olan bir yeniden keşif sonucu, Bach tüm zamanların en iyi bestecilerinden biri olarak görülmeye başlandı. En bilinen eserleri “Brandenburg ConcertosThe Well-Tempered Clavier, BWV 846–893Suites for Unaccompanied Cello, BWV 1007–1012Orchestral Suites, BWV 1066–1069, and Mass in B Minor, BWV 232”yi içerir.

Wolfgang Amadeus Mozart (1756-1791)

Klasik dönemin Avusturyalı bir bestecisi olan Wolfgang Amadeus Mozart genellikle Batı Müziğinin en iyi bestecilerinden biri olarak bilinir. O kendi zamanının bütün müzik türlerinde beste yapabilmiş ve göze çarpabilmiş tek bestecidir. Söylenenlere göre üç yaşında müzik, beş yaşında beste yapmaya başlayan Mozart, kariyerine dâhi bir çocuk olarak başlamıştır. “The Marriage of FigaroElvira Madigan, and Clarinet Quintet in A Major, K 581” en göze çarpan bestelerindendir.

Bunlar Kaçmaz:  Klasik Müzik Terimleri

Johannes Brahms (1833-1897)

Johannes Brahms Alman bir Romantik Dönem bestecisi ve piyanistiydi fakat daha çok klasik dönem taraftarıydı. Senfoni, konçerto, oda müziği, piyano çalışmaları, koro bestelerini de içeren birçok türde parçalar besteledi, bazıları halk müziğinin ortaya çıkmasında da etkili oldu. Symphony No. 3 in F MajorWiegenlied, Op. 49, No. 4, and Hungarian Dancesen bilinen eseleri arasındadır.

Richard Wagner (1813-1883)

Alman bir besteci ve kuramcı olan Richard Wagner opera geleneğini genişletmiş ve batı müziğinde devrim yaratmıştır. Dramatik besteleri özellikle ana motifleri kullanışıyla bilinir; karakter, yer ve olay için kısa ve öz müzik motiflerini parça boyunca ustalıkla kullanırdı. Eserleri arasında operalar “The Flying Dutchman,  Tannhäuser,  Lohengrin, Tristan and IsoldeParsifal” ve dörtlükler “The Valkyri”’ı içeren “The Ring of the Nibelung” ile bilinir. Klasik müzikteki en tartışmalı figürlerinden biri eserlerinin karakterinden baskın gelmesidir, bu da megaloman eğilimlerle ve Yahudi aleyhtarı bakış açılarıyla tanımlanabilir.

Claude Debussy (1862-1918)

Fransız bir besteci olan Claude Debussy sıklıkla modern klasik müziğin babası olarak görülür. Debussy, yeni ve karışık armoniler ve çağdaş empresyonist (izlenimci) ve sembolist ressam ve yazarların sanatının kıyasını çağrıştıran müzik yapıları geliştirdi. Eserleri, “Clair de luneLa MerPrelude to the Afternoon of a Faun” ve “the opera Pelléas et Mélisande” içerir.

Pyotr Ilyich Tchaikovsky (1840-1893)

Romantik Dönemde engin duygusal cazibesiyle müzik besteleyen Pyotr Ilyich Tchaikovsky tüm zamanların en popüler Rus bestecisi olmuştur. Batı Avrupa’da eğitim almış ve Fransız, İtalyan ve Alman müzik unsurlarını kişisel ve Rus tarzıyla asimile etmiştir. En bilinen bazı eserleri bale için bestelenmiştir örneğin “Swan LakeThe Sleeping Beauty, The Nutcracker, Op. 71, Piano Concerto No. 1 in B-flat Minor, Op. 23” ve “Marche Slave, Op. 31”.

Bunlar Kaçmaz:  Yeni Başlayanlar İçin Ebru Sanatına Giriş (Ayrıntılı Rehber)

Frederic Chopin (1810-1849)

Frederic Chopin Romantik Dönemin Polonyalı Fransız bir bestecisi ve piyanistiydi. O kendini sadece bir enstrümana adayan sayılı bestecilerdendir. Onun orga hassas yaklaşımı ona fingering (parmak kullanma yöntemi) ve pedalingi (piyanoda pedal kullanma yöntemi) de içeren piyanonun bütün kaynaklarından yararlanma imkanını sundu. O bu şekilde başlıca piyano için bestelediği parçalarla bilinir. Özellikle de “Nocturne, Op. 9 No. 2 in E-flat MajorNocturne in C-sharp Minor, B. 49, and Heroic Polonaise”.

Joseph Haydn (1732-1809)

Avusturalyalı besteci Joseph Haydn on sekizinci yüzyıl sıralarında klasik stilde müziğin gelişiminin en önemli figürlerindendir. Yaylı çalgılar dörtlüsü ve senfoni için stillerin ve formların oluşturulmasında yardımcı olmuştur. Haydn üretken bir besteciydi. En iyi bilinen eserlerinden bazıları “Symphony No. 92 in G MajorEmperor Quartet, and Cello Concerto No. 2 in D Major”dür. Besteleri sıklıkla aydınlık, zekice, şık ve zarif olarak nitelendirilir.

Antonion Vivaldi (1678-1741)

Antonion Vivaldi İtalyan bir Barok Dönemi bestecisi ve kemanistiydi. Operalar, solo enstrümanlar ve küçük korolar için müzik besteledi fakat genellikle virtüöz solo pasajlarının tüm orkestra için olan pasajlarla dönüşümlü olarak yer aldığı konseriyle ünlüdür. Yaklaşık beş yüz adet konçerto bestelemiştir. Bunlardan en çok bilineni “Dört Mevsim (The Four Season)’dir. “Mandolin Concerto in C Major, RV 425Concerto for Four Violins and Cello in B Minor, Op. 3, No.10” ve “Concerto for Two Trumpets in C Major” besteleri de eğlenceli ve karışıktır.

Kaynak:https://www.britannica.com/list/10-classical-music-composers-to-know

Advertisement
Yorum yap

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sanat

Sulu Boya Teknikleri, Yeni Başlayanlar için Ayrıntılı Rehber

Published

on

By

Hangi konuda yeteneğiniz olursa olsun kendinizi geliştirmez ve o konuya kendinizi vermezseniz yeteneğiniz bir hobiden ileri gidemez. Bu resim yapma eylemi içinde böyledir. Bizde sizlere daha önce resim çizimine başlangıç temel bilgilerini şu yazımızda portre çizim tekniklerini ise bu yazımızda vermiştik. Bu sefer ise yeni başlayanlar için ayrıntılı rehber olarak sulu boya teknikleri neler, ayrıntılı olarak anlatacağız.

Sulu boya teknikleri
Sulu boya teknikleri

Başlı başına bir sanat dalı olan sulu boya, adı üstünde suda çözülebilen ve suyla seyreltilebilen bir transparan boya türüdür. Sulu boya ile tablo ve kağıttaki çalışmalar normal boyalardan biraz daha meşakkatli ve bazı teknikleri gerektiren bir sanattır. Bizde sizlere en başta ihtiyacınız olan sulu boya tekniklerini anlatacağız.

Sulu Boya Teknikleri

Bu teknikleri iki başlık altında sizlere derleyeceğiz.

Profesyonel sulu boyama örneği
Profesyonel sulu boyama örneği (tablo)

Kağıt ve Doku Kullanım Teknikleri

1.Kağıt seçimi

Bir resim yapmadan önce fırçalardan çok önce bir kağıda veya tuvale ihtiyacımız bulunmakta. Genelde bu tarz çalışmalar kağıda işlenir. Sulu boya sanatı içinse 2 tip kağıt kullanabilirsiniz. Biri kuru diğeri ise nemli kağıttır. Kuru kağıtta daha net renkler çıkarırsınız. Nemli kağıtta ise renk geçişleri çok yumuşak olur.

2. Açık Renkten Koyu Renge Geçiş

Resmi boyamaya geçmeden önce bir müsvedde kağıt kullanarak renklerin tonunu denemeniz gerekir. Kullanacağınız renkleri açmak için su veya beyaz renk kullanabilirsiniz. Sulu boya çalışmasında genel olarak açık renkten başlanarak koyuya doğru adım adım geçiş yapılır.

Bunlar Kaçmaz:  Müzik Tarihindeki 6 Büyüleyici Dönem

3. Kalın Kağıtla Dokuyu Kullanmak

örnek resim
Sulu boya teknikleri örnek resim

Özellikle sulu boya sanatında ince kağıtlar kullanmak çalışmanın zarar görmesini sağlayabilir veya ayrıntılı doku çalışması yapmanızı engelleyebilir. Kalın bir sulu boya kağıdı kullanırsanız hem nemli kağıt tekniğini hem de yumuşak renk geçişi tekniğini kullanabilir.

4. Keskin Hatlar İçin Kağıt Bant

Resminizin vereceği duygu veya kompozisyona göre keskin veya yumuş geçişler yapmanız gerekebilir. Yumuşak geçişin nasıl olabileceğini zaten söylemiştik. Keskin geçiş veya kenarları kaliteli kağıt bant kullanarak oluşturabilirsiniz. Ancak ucuz yollu kağıt bantlar dikkatli kullanılmadığında eserinize zarar verebilir.

Farklı Sulu Boya Teknikleri

1.Sulu Boya Sıçratma Tekniği

Fırçanızı baş ve orta parmağınızla ucuna doğru tutun ve fırçanın kıllarını hafifçe baş parmağınızla geriye doğru çekip bırakın. Bu sayede nokta nokta boyanızı kağıda sıçratabileceksiniz. Çalışma alanınızın kirlenmemesi için önlemler almayı da unutmayın.

2. Sulu Boya Damlatma Tekniği

sulu boya tekniği
sulu boya tekniği

Bu tekniği uygularken keyif alabileceğinizi düşünüyoruz. Öncelikle kağıda büyük bir damla boya damlatın. Onun tam üzerine biraz daha küçük bir damla, ondan sonra biraz daha küçük, sonra biraz daha küçük… Taa ki daha küçüğünü damlatamayacağınız zamana dek. Bu damlalar farklı renklerde olursa daha güzel bir görüntü oluşacaktır. Sonra fırçanızla boya kümesine çiçek veya gül tarzı şekiller verebilirsiniz.

Bunlar Kaçmaz:  Resim Çizimine Başlangıç (Yeni Başlayanlar İçin)

3. Tuz Kullanarak Kristal Doku Yaratmak

sulu boya tuz teknikleri ile galaksi

İlk gördüğünüzde farklı gelebilir ancak sofra tuzu bazı şaheserlerin ham maddesi olabiliyor. Boyanız daha ıslak haldeyken kağıdınıza tuz serpin. Tuzun boyayı çekmesini ve boyanın kurumasını bekleyin. Sonrasında temiz bir fırçayla tuzları süpürün. Karşınıza kristalize bir boya katmanı çıkacak.

4. Sünger ile Boyamak

Hep fırça kullanıldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Sünger gibi birçok malzeme de daha güzel görüntü için kullanılabilir. Bunu görüntüyü bulaşık süngeriyle de verebilirsiniz doğal süngerle de. Sünger sayesinde dağ, bayır, çimen gibi objeleri daha kaliteli bir şekilde kağıda aktarabiliyorsunuz.

İhtiyacınız Olan Temel Materyaller

suluboya-materyalleri
suluboya-materyalleri
  • Sulu boya fırçası veya fırça seti. Bizim önerimiz farklı ölçülerde fırçalar kullanmanız.
  • Kaliteli sulu boyalar
  • Kaliteli ve genelde kalın tercihli sulu boya kağıdı veya defteri
  • Tuval kullanacaksanız farklı ölçülerde tuval ve şövaleye ihtiyacınız bulunmakta.
  • Renkleri karıştırabileceğiniz bir palet
  • Su koymak için bir kap.
  • Fırçaları kurulamak kağıt havlu veya özel bezler.
  • Bu tarz birçok yardımcı malzeme ihtiyacınız olabilir.

Sulu boyama sanatına yakın bir sanat ancak direk suyun üzerinde resim yaptığınız Ebru sanatının materyallerini ve giriş düzey tekniklerini merak ederseniz bu yazımıza da bekleriz.

Okumaya Devam Et

Sanat

Yeni Başlayanlar İçin Ebru Sanatına Giriş (Ayrıntılı Rehber)

Ebru sanatı Türk tarihinin sanat alanında önemli bir yere sahip olan bu zarif sanatı öğrenmek istemez miydiniz? Emin olun bir başladınız mı ne kadar keyifli olduğunu anlayacaksınız.

Published

on

Ebru sanatı Osmanlı Dönemi’nde dahi bizimle olan zarif bir sanattır. Sıvısının üstüne fırça yardımıyla damlatılan boyayla elde edilir. Sıvının yoğunluk farkı sayesinde üstünde kalan boyalar son aşamada kalın bir kağıda geçirilir. Peki bu nasıl ve neler yardımıyla yapılır?

Yeni Başlayanlar İçin Ebru Sanatına Giriş (Ayrıntılı Rehber)

Ebru Sanatı İçin Gerekli Malzemeler

Ebru diğer çoğu sanata oranla daha çok uğraş ve daha özel malzemeler gerektirir. “Kitre” adlı beyaz kremsi yapı, ebrunun yapılacağı suya dökülür. Bu şekilde sıvının yoğunluğu ve yapışkanlığı artar. Bu karışım hazırlandıktan sonra bir süre soğuk bir ortamda bekletilmesi yararlı olur. En sonunda ebrunu yapılacağı sıvı hazır olur.

Tabi bir de bu sıvının duracağı bir “Tekne” gerekli. Tekne, yaklaşık A3 boyutlarında olursa geniş çalışmalar için daha çok yeriniz olur. Aynı zamanda kullanacağınız kağıdın boyutu da teknenizin boyutuna bağlıdır. Teknenin yapım maddesi çok önemli bir etken değildir fakat kenarlarının ince olması kağıdınızı sıyırırken sıvının birikmemesi için işinize yarayabilir. Son dönemlerde temizliğinin kolaylığı açısından çelik tekneler tercih edilir.

Ebru teknesi

Sırada en temel malzemelerden “Fırça” var.  Kırtasiyelerde ebru için özel yapılmış, ucu at kılından/kuyruğundan, sapı gül dalından fırçalar bulabilirsiniz.

Ebru fırçası

Sıra geldi “Toprak boyalara”. Ebru sanatında kullanılan bu boyalar doğadaki renkli kayaçlardan veya topraktan elde edilen son derece doğal boyalardır. Herhangi bir boya üzerine damlatılacak kitreli suda eriyebilir bunun sonucunda da kağıda çıkmayacağı için bir işe yaramamış olur. Bu boyalar içerisinde yağ da olmamalıdır. Eğer elde yapılan boyalardansa tam olarak ezildiğinden emin olmalısınız yoksa içindeki küçük parçacıklar kitreli suda dibe çöker.

Bir diğer temel madde “Sığır ödü”dür. Sadece öd olarak da geçen bu madde içerisinde safra asitleri bulundurur. Bu madde boyaların içerisinde dikkatle damlatılır ve bu sayede boyaların dibe çökmemesi ve kitreli su üstünde dağılması-yayılması sağlanır.

Bunlar Kaçmaz:  Karakalem Çalışmalarında Gölgelendirme Yapımı

Bu temel maddeler olmadan ebru yapılamaz. Şimdi ise sıra yan maddelerde. Bunların ilki “Biz”dir. Biz ince bir demirden oluşur. Ebruda çiçek yapımının olmazsa olmazıdır. Ucunun kalınlığı yapacağınız çalışmaya göre değişkenlik gösterebilir.

Biz

İkinci yan madde ise “Tarak”tır. Tarak çiçek çalışmalarında kullanılmaz. Onun yerine battal çalışmalarda kullanılır. Tarakların uçlar da demir veya çeliktendir. Tarakların uçları arasındaki mesafe değişkenlik gösterebilir.

Tarak

Ebru sanatının daha birçok malzemesi olsa da sadece bunları kullanarak harikalar yaratabilirsiniz.

Ebru Sanatı Nasıl Yapılır?

Ebruya başlamadan önce yanınızda mutlaka temizlik için birden fazla peçete veya fazla peçete kullanımına karşı olarak eski bir/birkaç gazete bulundurmalısınız. Şunu unutmamalısınız ki ebru yapmak demek kirlenmeyi başlatan göze almaktır. Sizin için değerli kıyafet ayakkabı giymemenizi öneririm. Ebruyu yapacağınız ortamda duvarların üstünü de gazete veya plastikle kaplarsanız duvarlarınızı da kirlenmekten kurtarabilirsiniz. Bir önlük giymenizi de tavsiye ederim.

Temizlik önlemlerini ve kitreli suyunuzu da aldıysanız artık başlamaya hazırsınız. Tekneyi önünüze koyduktan sonra içine seviyesi ne çok alçak ne de çok yüksek olacak şekilde kitreli suyunuzu boşaltabilirsiniz. Daha sonra kıvamını ve yapısını koruyabilmesi için kitreli suyu buzdolabınızda tutabilirsiniz.

Artık sıra boyalara geçti. Fırçanızı boyaya batırdıktan sonra parmaklarınızla sıkarak fırçadaki suyu biraz azaltın. Bu şekilde boyayı daha kontrollü biçimde damlatabilirsiniz. Fırçadaki boyayı, sıvıya damlatma şekliniz oldukça önemli. Bir elinizle fırçayı diğer elinizin avucuna ve parmağına vurarak boyanın damlamasını sağlayın. Vuruşunuz çok sert olursa boya aniden ve çok damlayabilir, çok yumuşak vurursanız da boya damlamayabilir. Bu işlemi tam ortasını bulup kontrollü biçimde uygulamalısınız. Boyayı tüm yüzeye eşit dağıtmaya çabalayın.

Bunlar Kaçmaz:  Müzik Tarihindeki 6 Büyüleyici Dönem

Bu ilk deneyişiniz ise battal yani çiçeksiz desenli çalışmanızı tavsiye ederim. İlk kat boyayı damlattıktan sonra isterseniz ikinci kata geçebilirsiniz. Renk uyumuna dikkat edin. İkinci katı da özenle dağıttıktan sonra “Biz”i kullanarak soldan sağa ve sağdan sonra alt alta çizgiler çekin. Örneğin teknenin en üst sol noktasından başlayın ve sağa doğru yavaş ve titretmemeye çalışarak ilk çizginizi çekin. Bizi kaldırmadan alt sıraya geçin ve bu sefer sağdan sola bir çizgi seçin. Sonra yine bizi kaldırmadan bir alta inip soldan sağa çekin. Bu işlemi teknenin sonuna kadar devam ettirirseniz elinizde bir “gelgit” çalışması olacaktır.

Bir gelgit çalışması

Eğer gelgit çalışmanızın üstünden aşağıdan yukarı doğru veya tam tersi şekilde tarakla geçerseniz elinizde bir tarak çalışması oluşur.

Bir tarak çalışması

Çalışmayı Kağıda Geçirme

Kağıda geçirme kısmı çok önemli bir diğer işlem. Kalın bir kağıdın iki zıt köşesinden (örneğin sağ alt ve sol üst köşe) dikkatle tutun ve ortasından başlayarak arada hava kalmadan kağıdı sıvıya yatırın. Arada havada kalması çalışmanızın ortasında veya herhangi bir yerinde beyaz bir yuvarlak çıkmasına sebep olur. Bu da çalışmanızı bozabilir. Kağıdı sıvıya yatırdıktan sonra teknenizin kenarlarını gazete veya peçetenizle temizleyin. Orası kirliyse kağıdınızı tekneden çekerken kirletebilirsiniz. Temizleme işleminden sonra kağıdınızı alt uçlarından tutun ve yavaşça teknenin kenarına sürterek kendinize doğru çekin. İlk ebru çalışmanız artık elinizde. Onu boş bir masaya boyalı yüzeyi yukarıda kalacak şekilde yatırın ve bir kaç saat kurumaya bırakın.

Bir diğer yazımız “Karakalem Çalışmalarında Gölgelendirme Yapımı” için tıklayın.

Okumaya Devam Et

Sanat

Portre Çizimine Giriş (Herkes İçin)

Published

on

Portre çizimi şimdiye kadar çoğu öğrenci için görsel derslerinin korkulu rüyası olmuştur. Oysaki portre çizimi kesinlikle abartıldığı kadar zor değildir. Sadece altta yazılı adımların takibi ve sabırla çizilen birkaç deneme ile kendinizi bu konuda geliştirebilirsiniz. Tabi bir de kendinize inanmanız ve pes etmemeniz gerekli.

Yaşadığımız bu dünyada milyarlarca farklı insan yüzü vardır yani her birimiz kendine özel bir çehreye sahiptir bu da milyonlarca farklı burun, göz, kulak, dudak, kaş vb demektir. Yani çizmeyi denemek için binlerce seçeneğe sahibiz aslında. Neden bir tanesinden denemeye başlamayalım ki?

İnsan yüzünün iki yarısı simetrik olarak düşünülse de aslında bu doğru değildir. Gerek gözler, gerek kaşlar ve hatta burun deliği çoğu zaman ikincisinin tıpa tıp aynısı değildir. Demek istediğim çizdiğiniz portreler de yüz diğer yarısının simetriği olmak zorunda değildir. Fakat ilk çalışmalar genellikle simetriğiymiş gibi düşünülerek yapılır.

Adım Adım Portre Çizimi

İlk olarak çizeceğini suratı belirlemelisiniz. Bunun için hayal gücünüzden mi yararlanacaksınız, internetten mi veya belki de bir fotoğraftan? Ben henüz başlarda önünüze başkası tarafından çizilmiş bir portre koymanızı ve ona bakarak çizmenizi tavsiye ederim. Hem gölgelendirmesi hem de keskin ve belli çizgileriyle işinizi kolaylaştıracaktır.

Bunlar Kaçmaz:  Karakalem Çalışmalarında Gölgelendirme Yapımı

Çizeceğiniz suratı hangi açıdan çizeceğiniz de önemli bir diğer konu. Yan profilden mi, tam önden mi yoksa ikisinin ortasında bir açıdan mı? Bu seçiminiz resimdeki gölgelendirmelerinizi de etkileyecektir.

İlk adım

Çizeceğiniz yüzü belirledikten sonra artık çizimine başlayabilirsiniz. Çiziminize modelinizin kafa yapısıyla başlarsanız aynı zamanda suratın sınırlarını da çizmiş olursunuz bu da size kolaylık sağlar. Çizdiğiniz taslak boyunca kalem numarasını düşük (HB, H, 2H, 3H)  tutar ve bastırmadan çizerseniz hem yaptığınız yanlışlıklar silindiğinde kağıtta iz bırakmayacaktır hem de yüz hatlarını oturtana kadar size deneme şansı tanıyacaktır.

Bu kafa modeli de alın üstünü saymazsak
yüz organları için üçe ayrılmıştır.

Modelinizi yeterince gözlemledikten sonra kafa yapısını çizmeye başlayın, bu eskizi oluştururken bolca kılavuz çizgiler kullanmaktan çekinmeyin. Çizdiğiniz kafa yapısının üstünde üç çizgi ile; alnın, burnun&gözlerin ve çenenin & ağzın olduğu bölümleri ayırabilir ve ilerisi için kendinize kolaylık sağlayabilirsiniz.

İkinci adım

İkinci adımda yine ince uçlu bir kalemle üç bölüme ayırdığınız kafa yapısının üstüne yüz organlarını yerleştirmeye başlayabilirsiniz. Bu adım genellikle en önemli ve uzun zaman alan adımdır. Pes etmeden ve sabırla ilerlemeniz oldukça önemlidir. Saçın başlangıcını da bu adımda belirleyebilirsiniz.

Üçüncü adım

Bu adımda elinizde önceki adımlarda oluşturduğunuz insan suratının detayları eklenir. İnce uçlu kalemle oluşturduğunuz taslağın üzerinde kalem numarasını arttırarak yüz organlarını ve kafayı keskinleştirmelisiniz. Bu adımda kaş, kirpik gibi kıllık yapılar da detaylandırılır. Saçın taslağı da hazırlanabilir.

Bunlar Kaçmaz:  Sanat Nedir? Sanat Dalları Nelerdir?

Son adım

Bu adımda nihayet saçın tellerini ekleyebilirsiniz. Tüm telleri tek tek çizmek yerinde ışığın düşmediği veya çok az düştüğü bölgeleri direkt boyayabilirsiniz. Fakat gerçekçi bir saç olması için kafanın çevresine bağımsız birkaç tel de eklenebilir.

Son olarak kendinize bir ışık kaynağı seçerek suratın gölgelendirmesini (Kendinizi gölgelendirme konusunda geliştirmek istiyorsanız “Karakalem çalışmalarda gölgelendirme yapımı”  adlı yazımıza bakabilirsiniz)  yapabilirsiniz. Bu işlem esnasında burun gibi çıkıntılı organlara ve göz ya da elmacık kemiklerinin altı gibi göçük bölgelere de ayrıca dikkat etmelisiniz. Tabi saçtaki parlak noktaların da ışık kaynağına göre olması gerekli.

Adımlar bu şekilde özetlenebilir.

Okumaya Devam Et

Sanat

Karakalem Çalışmalarında Gölgelendirme Yapımı

Published

on

Kafanızı çevirip etrafa baktığınızda veya çektiğiniz fotoğrafları incelediğinizde gölgelerin, cisimlerin gerçekçiliğini önemli ölçüde etkilediğini görebilirsiniz. Siz de karakalem çizimlerinizde daha gerçekçi bir görüntü oluşturmak istiyorsanız gölgelendirme işinize yarayacaktır.

Gölgelendirme yapabilmek için aynı zamanda iyi bir gözlemci de olmanız gerekli. Cisimlerin nereden gelen ışıklarla ne tür gölgeler oluşturduğunun bilmelisiniz. Tabi bir de üç boyutlu düşünebilme yeteneğiniz olmalı. Bu şekilde gölgenin ne şekillerde oluşacağı aklınızda belirir.

Karakalem Gölgelendirme Aşamaları

Gölgelendirme yapımında ilk adım cisim belirlemektir. Basit ve iki boyutlu bir şekil çizmekle başlayabilirsiniz (kare, dikdörtgen, üçgen vs.) Sonrasında ışık kaynağının yerini belirlemelisiniz. Işık kaynağının bulunduğu nokta, cisimde aydınlık görünür. Örneğin ışık sol üst köşeden geliyorsa çizdiğiniz karenin sol üst köşesi aydınlık olurken sağ alt köşesi karanlık olur.

Bu şekilde cisim üzerindeki gölgelendirme yapılmış olur,  sıra cismin etrafındaki gölgelendirmededir. Cisim üzerindeki karanlık bölgenin yüzeyle kesiştiği kısım çiziminizdeki en karanlık bölgelerden olmalıdır. Yüzeyde oluşan gölge ilerledikçe kaleminizin baskısını da azaltmalısınız ki daha gerçekçi bir görünüm oluşabilsin.

Bunlar Kaçmaz:  Yeni Başlayanlar İçin Ebru Sanatına Giriş (Ayrıntılı Rehber)

Karakalem çiziminizdeki gölgelendirmenin son aşamasında da isteğe bağlı olarak parmağınızı, bir kulak çubuğunu veya sıkıştırılmış kağıt kalem kullanarak koyu kısımlardan açığa doğru renk geçişini yumuşatabilirsiniz. Bu yumuşatma, çoğu durumda cisimdeki pürüzlü yapıyı yok edip onu daha gerçekçi gösterecektir.

Görselde gördüğümüz dairenin ilk adımda iki boyutluyken son adımda üç boyutlu bir görünüm kazandığınız görebilirsiniz. Üstelik bu sadece doğru bir gölgelendirme sonucu oluşmuştur. Tabi bu çizilen şeklin bir daire olmasından da kaynaklanıyor.

Yukarıda belirtilen adımlarla kendinizi geliştirdikten sonra yavaş yavaş daha da zorlayıcı cisimler denemenizi öneririm. Bunu yaparken çevremizin aslında ne kadar çok detayla dolu olduğunu görebilirsiniz. Bir cisimdeki en ufak çıkıntının bile kendi gölgesi olduğunu fark edeceksinizdir.

Bunlar Kaçmaz:  Resim Çizimine Başlangıç (Yeni Başlayanlar İçin)

Karakalemde Gölgelendirme için Gerekli Malzemeler

Karakalem sanatında basit bir gölgelendirme yapmak için gerekli olan tek malzeme kalemdir. Kalınlığının fazla olması (Örneğin numarasının 4B, 5B, 6B olması) koyu bölgelerde işinize yarayacaktır. Aydınlık kısımlarda ise ince uçlu (Örneğin numarasının 2H, 3H olması) daha rahat olur.

İsteğe bağlı olarak karanlık ve aydınlık bölgeler arası renk geçişini yumuşatmak için bir kulak çubuğunun pamuklu kısmı veya bir peçete parçası kullanılabilir fakat aynı işlemi parmağınızla da uygulayabilirsiniz. Bu işlemde daha da temiz bir geçiş için sıkıştırılmış kağıt kalem kullanılabilir.

Karakalem Çalışmalarında Gölgelendirme Yapımı
Karakalem Çalışmalarında Gölgelendirme Yapımı

Bunca malzemeye rağmen tüm işlemleri tek bir kalemle de yapabilirsiniz. Aydınlık bölgelerde kalemin yüzeye baskısını azaltarak ve karanlık bölgelerde arttırarak, geçişleri ise parmağınızla boyayı yaydırarak gayet iyi bir gölgelendirme elde edebilirsiniz.

Bir diğer yazımız “Resim çizimine başlangıç” için tıklayın.

Okumaya Devam Et

Sanat

Klasik Müzik Terimleri

Published

on

Müzikte de tıpkı her konuda olduğu gibi bazı kurallar, çalımı etkili hale getiren terimler vardır. Bu terimler, parçaya besteci tarafından melodinin akışına ve bazense uyulması gereken kurallara göre konulur. Peki bu terimler nelerdir?

Her müzisyen çaldığı parçadaki terimlere uymaz, uymak zorunda değildir. Bu terimler besteleyen kişinin parçayı bestelerken uygun bulduğu çalım şeklini gösterir. Müziğin en güzel yanlarından biri de budur: insanın yaptığı müziğe kendinden parçalar katarak çalabilme özgürlüğü.

Piano

Eğer bir enstrüman çalıyorsanız bu terimleri mutlaka biliyorsunuzdur:

Fortissimo: Çok gür, çok güçlü çalınması gerektiğini belirtir.

Forte: Güçlü çalınması gerektiğini gösterir.

Mezzo forte: Orta gürlükte çalınmasını belirtir.

Mezzo piano: Orta yumuşaklıkta çalınmasını belirtir.

Piano: Yumuşak biçimde, hafif seslerle çalınması gerektiğini gösterir.

Pianissimo: Oldukça hafif, çok yumuşak çalınması gerektiğini belirtir.

Diyez: Önüne geldiği notayı yarım ses tizleştirir (inceltir).

Bemol: Önüne geldiği notayı yarım ses pesleştirir (kalınlaştırır).

Naturel: Bemol veya diyez almış notayı eski haline getirir.

Crescendo: Sesin gürlüğün gittikçe arttığını belirtir.

Decrescendo: Sesin gürlüğünün gittikçe hafiflediğini belirtir.

Staccato: Seslerin kısa ve kesik çalınmasıdır.

Ped.simile: Pedalın aynı şekilde kullanılmaya devam edileceğini belirtir.

Ritardando: Temponun giderek ağırlaşmasını, yavaşlamasını ifade eder.

Sforzando: Ses gürlüğünün aniden/bir anda artmasını ifade eder.

Sesin gürlük derecesi için güzel bir görsel.

Bunlar ise parçanın yapısını belirtmek için kullanılır:

Agitato: Atılgan, tez canlı

Allegro:  Hızlı, çabuk (metronom değeri: 132-144)

Andante: Rahat, ağırca (metronom değeri: 66-72)

Allegretto: Allegro ile Andante arasında fakat çabukça

Animato: Canlı, Hareketli

Burlesca: Alaycı bir şekilde

Cantabile: Şarkı söyler gibi

Cantando: Şarkı gibi, belirterek

Dolce: Yumuşak ve tatlı bir edayla

Delicato: İncelikle, nazik bir tavırla

Espressivo: Duygulu, etkili, dokunaklı şekilde

Leggiero: Hafif ama çabuk

Lento: Ağır, yavaş (metronom değeri: 52)

Marcato: Güçlü ve belli ederek.

Misterioso: Gizemli bir edayla

Moderato: Orta hızda

Pesante: Ağırbaşlı, ciddi fakat parçanın duygusal ağırlığını vurgulayacak şekilde

Risoluto: Karalı, ısrarlı

Scherzando: Şakacı şekilde

Stringendo: Tempoyu sıkıştırarak, gerilimli şekilde

Tranquillo: Huzurlu, sakin ve dinlendirici şekilde

Vivace: Hızlı ve allegrodan daha canlı

Chopin’in yukarıdaki bestesinde de bu terimlerden görmek mümkün. Örneğin crescendo, decrescendo, piano, forte, mezzo forte, fortissimo, staccato, bemol, naturel, sforzando ve dahası kolaylıkla görülebiliyor, duyulabiliyor.

Bunlar Kaçmaz:  Yeni Başlayanlar İçin Ebru Sanatına Giriş (Ayrıntılı Rehber)

Okumaya Devam Et

Popüler

2 Paylaşımlar
Tweetle
Paylaş
Paylaş
Pin2